İçeriğe geç
✦ Diyanet — Türkçe

Diyanet — Türkçe — An-Nahl

Kur’an anlamının Türkçe tercümesi; Arapça metnin yerini tutmaz.

۞ Metni oku
سورة النحل · An-Nahlالسورة 16 · الصفحة 1 · 128 مقطعاً

Kur’an anlamının Türkçe tercümesi; Arapça metnin yerini tutmaz.

الآية 1

Allah'ın buyruğu gelecektir; acele gelmesini istemeyin, Allah, ortak koştukları şeylerden münezzehtir, yücedir.

الآية 2

Allah kullarından dilediğine buyruğunu bildirmek için meleklerini vahiyle indirerek şöyle der: "İnsanları uyarın ki, Benden başka tanrı yoktur. Benden sakının."

الآية 3

Gökleri ve yeri gereğince yaratmıştır. Onların eş koştukları şeylerden yücedir.

الآية 4

İnsanı nutfeden yaratmıştır. Öyleyken o nasıl da açıkça karşı koymaktadır!

الآية 5

Hayvanları da yaratmıştır. Onlarda sizi ısıtacak şeyler ve birçok faydalar vardır. Onların etlerini de yersiniz.

الآية 6

Onları getirirken de, gönderirken de zevk alırsınız.

الآية 7

Kendi kendinize zor varacağınız memleketlere, yüklerinizi taşırlar. Doğrusu Rabbiniz şefkatlidir, merhametlidir.

الآية 8

Sizin için atları, katırları ve merkebleri binek ve süs hayvanı olarak yaratmıştır. Bilmediğiniz daha nice şeyleri de yaratır.

الآية 9

Yolun eğri olanı da vardır. Allah dileseydi hepinizi doğru yola iletirdi.

الآية 10

Yukarıdan size su indiren O'dur. Ondan içersiniz; hayvanları otlattığınız bitkiler de onunla biter.

الآية 11

Allah onunla size ekinler, zeytin ve hurma ağaçları, üzümler ve her türlü ürünü yetiştirir. Düşünen kimseler için bunda ders vardır.

الآية 12

Geceyi gündüzü, güneşi ayı sizin istifadenize vermiştir. Yıldızlar da O'nun buyruğuna boyun eğmiştir. Bunlarda, akleden kimseler için dersler vardır.

الآية 13

Yeryüzünde rengarenk şeyleri de sizin için yaratmıştır. Bunda, öğüt alan kimseler için ibret vardır.

الآية 14

Taze et yemeniz, takındığınız süsleri edinmeniz ve Allah'ın bol nimetinden faydalanmanız için denize -ki gemilerin onu yara yara gittiğini görürsün- boyun eğdiren de O'dur. Artık belki şükredersiniz.

الآية 15

Yeryüzünde, sarsılmayasınız diye, sabit dağlar, nehirler ve belki yolunuzu bulursunuz diye yollar ve işaretler meydana getirmiştir. Onlar yıldızla da yollarını bulurlar.

الآية 16

Yeryüzünde, sarsılmayasınız diye, sabit dağlar, nehirler ve belki yolunuzu bulursunuz diye yollar ve işaretler meydana getirmiştir. Onlar yıldızla da yollarını bulurlar.

الآية 17

Hiç yaratan yaratamayana benzer mi? İbret almaz mısınız?

الآية 18

Allah'ın verdiği nimetleri sayacak olsanız bitiremezsiniz; doğrusu Allah bağışlar, merhamet eder.

الآية 19

Allah, gizlediklerinizi de, açığa vurduklarınızı da bilir.

الآية 20

Allah'ı bırakıp taptıkları şeyler, hiçbir şey yaratmazlar; esasen kendileri yaratıktır.

الآية 21

Onlar cansız, ölüdürler. Ne zaman dirileceklerini de bilemezler.

الآية 22

Tanrınız tek bir Tanrıdır. Ahirete inanmayanların kalbleri bunu inkar eder; onlar büyüklük taslarlar.

الآية 23

Onların gizlediklerini de, açığa vurduklarını da Allah'ın bildiğinde şüphe yoktur. O, büyüklük taslayanları sevmez.

الآية 24

Onlara: "Rabbiniz ne indirdi?" diye sorulsa: "öncekilerin masalları" derler.
Baskı ve kaynak

المصدر الإلكتروني كما في جدول الموقع الأصلي. قد تختلف الصياغة والطبعة عن الطبعات المحققة.

Bu sayfayı paylaş