İçeriğe geç
✦ Diyanet — Türkçe

Diyanet — Türkçe — As-Saffat

Kur’an anlamının Türkçe tercümesi; Arapça metnin yerini tutmaz.

۞ Metni oku
سورة الصافات · As-Saffat السورة 37 · الصفحة 5 · 182 مقطعاً

Kur’an anlamının Türkçe tercümesi; Arapça metnin yerini tutmaz.

الآية 97

Putperestler: "Onun için bir yapı yapın da onu oradan ateşin içine atın" dediler.

الآية 98

Ona düzen kurmak istediler, ama Biz onları altettik.

الآية 99

İbrahim: "Doğrusu ben Rabbim uğrunda sizi bırakıp gidiyorum; O beni doğru yola eriştirir" dedi.

الآية 100

"Rabbim! Bana iyilerden olacak bir çocuk ver" diye yalvardı.

الآية 101

Biz de ona yumuşak huylu bir oğlan müjdeledik.

الآية 102

Çocuk kendisinin yanısıra yürümeye başlayınca: "Ey oğulcuğum! Doğrusu ben uykuda iken seni boğazladığımı görüyorum, bir düşün, ne dersin?" dedi. "Ey babacığım! Ne ile emrolundunsa yap, Allah dilerse, sabredenlerden olduğumu göreceksin" dedi.

الآية 103

Böylece ikisi de Allah' a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı üzerine yatırınca Biz: "Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın; işte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız" diye seslendik.

الآية 104

Böylece ikisi de Allah' a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı üzerine yatırınca Biz: "Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın; işte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız" diye seslendik.

الآية 105

Böylece ikisi de Allah' a teslimiyet gösterip, babası oğlunu alnı üzerine yatırınca Biz: "Ey İbrahim! Rüyayı gerçek yaptın; işte biz iyi davrananları böylece mükafatlandırırız" diye seslendik.

الآية 106

Doğrusu bu apaçık bir deneme idi.

الآية 107

Ona fidye olarak büyük bir kurbanlık verdik.

الآية 108

Sonra gelenler içinde "İbrahim'e selam olsun" diye ona iyi bir ün bıraktık.

الآية 109

Sonra gelenler içinde "İbrahim'e selam olsun" diye ona iyi bir ün bıraktık.

الآية 110

İşte iyileri böylece mükafatlandırırız.

الآية 111

Doğrusu o, inanmış kullarımızdandı.

الآية 112

Ona, iyilerden olan İshak'ı peygamber olarak müjdeledik.

الآية 113

Kendisini ve İshak'ı mübarek kıldık; ikisinin soyundan iyi olan da vardır, açıktan açığa kendisine yazık eden de vardır.

الآية 114

And olsun ki Musa ve Harun'a da iyilikte bulunmuştuk.

الآية 115

İkisini ve milletlerini büyük bir sıkıntıdan kurtarmıştık.

الآية 116

Onlara yardım etmiştik de üstün gelmişlerdi.

الآية 117

Her ikisine de, apaçık anlaşılan bir Kitap vermiştik.

الآية 118

Her ikisini de doğru yola eriştirmiştik.

الآية 119

Sonra gelenler içinde "Musa ve Harun'a selam olsun" diye iyi birer ün bıraktık.

الآية 120

Sonra gelenler içinde "Musa ve Harun'a selam olsun" diye iyi birer ün bıraktık.
Baskı ve kaynak

المصدر الإلكتروني كما في جدول الموقع الأصلي. قد تختلف الصياغة والطبعة عن الطبعات المحققة.

Bu sayfayı paylaş