سورة الزخرف · Az-Zukhruf السورة 43 · الصفحة 3 · 89 مقطعاً
Kur’an anlamının Türkçe tercümesi; Arapça metnin yerini tutmaz.
الآية 49
"Ey Sihirbaz! Sana verdiği ahde göre Rabbine bizim için yalvar da doğru yola erişelim" dediler.
الآية 50
Ama, azabı üzerlerinden kaldırdığımızda hemen sözlerinden döndüler.
الآية 51
Firavun, milletine şöyle seslendi: "Ey milletim! Mısır hükümdarlığı ve memleketimde akan bu ırmaklar benim değil mi? Görmüyor musunuz?"
الآية 52
"Yahut, ben zavallı ve nerdeyse konuşamayan bu kimseden daha üstün değil miyim?"
الآية 53
"Ona altın bilezikler verilmeli veya yanında ona yardım edecek melekler gelmeli değil mi?"
الآية 54
Firavun, milletini küçümsedi ama, onlar kendisine yine de itaat ettiler. Doğrusu onlar yoldan çıkmış bir milletti.
الآية 55
Böylece Bizi öfkelendirince onlardan öç aldık, hepsini suda boğduk.
الآية 56
Onları, sonradan gelecek inkarcılara ibret alınacak bir geçmiş kıldık.
الآية 57
Meryem oğlu misal verilince, senin milletin buna gülüp geçiverdi.
الآية 58
"Bizim tanrımız mı yoksa o mu daha iyidir?" dediler. Sana böyle söylemeleri, sadece, tartışmaya girişmek içindir. Onlar şüphesiz kavgacı bir millettir.
الآية 59
Meryemoğlu, ancak kendisine nimet verdiğimiz ve İsrailoğullarına örnek kıldığımız bir kuldur.
الآية 60
Eğer dileseydik, size bedel yeryüzünde sizin yerinizi tutacak melekler var ederdik.
الآية 61
O kıyametin kopacağını bildirir; o saatin geleceğinden şüphe etmeyin, Bana uyun, bu doğru yoldur.
الآية 62
Sakın şeytan sizi bu yoldan alıkoymasın; şüphesiz o size apaçık bir düşmandır.
الآية 63
İsa, belgeleri getirdiği zaman demişti ki: "Size hikmetle ve ayrılığa düştüğünüz şeylerin bir kısmını açıklamak üzere geldim. Allah'a karşı gelmekten sakının, bana itaat edin."
الآية 64
"Doğrusu Allah benim de Rabbimdir, sizin de Rabbinizdir, artık O'na kulluk edin, bu, doğru yoldur."
الآية 65
Ama, aralarında guruplaştılar, ayrılığa düştüler. Kıyamet gününün can yakıcı azabına uğrayacak zalimlerin vay haline!
الآية 66
Onlar farkında değillerken kıyamet gününün kendilerine ansızın gelmesini mi bekliyorlar?
الآية 67
O gün Allah'a karşı gelmekten sakınanlar dışında, dost olanlar birbirine düşman olurlar.
الآية 68
Allah: "Ey kullarım! Bugün size korku yoktur, siz üzülmeyeceksiniz" der.
الآية 69
Bunlar, ayetlerimize inanmış ve kendilerini Bize vermişlerdir.
الآية 70
Şöyle denir: "Siz ve eşleriniz, ağırlanmış olarak cennete giriniz."
الآية 71
Onlar için altın kadeh ve tepsiler dolaştırılır, canlarının istediği ve gözlerinin hoşlandığı her şey oradadır. Siz orada ebedi kalacaksınız.
الآية 72
İşlediklerinize karşılık, size miras verilen işte bu cennettir.
Baskı ve kaynak
المصدر الإلكتروني كما في جدول الموقع الأصلي. قد تختلف الصياغة والطبعة عن الطبعات المحققة.

