سورة المرسلات · Al-Mursalat السورة 77 · الصفحة 2 · 50 مقطعاً
Kur’an anlamının Türkçe tercümesi; Arapça metnin yerini tutmaz.
الآية 25
Biz yeryüzünü, dirilerin ve ölülerin toplantı yeri yapmadık mı?
الآية 26
Biz yeryüzünü, dirilerin ve ölülerin toplantı yeri yapmadık mı?
الآية 27
Orada yüksek yüksek sabit dağlar var edip size tatlı sular içirmedik mi?
الآية 28
Yalanlamış olanların vay o gün haline!
الآية 29
İnkarcılara o gün şöyle denir: "yalanlayıp durduğunuz şeye gidin;"
الآية 30
"gölge yapmayan ve ateşten de korumayan cehennem dumanının üç kollu gölgesine gidin."
الآية 31
"gölge yapmayan ve ateşten de korumayan cehennem dumanının üç kollu gölgesine gidin."
الآية 32
O gölgenin saçtığı her bir kıvılcım sanki birer sarı devedir, konak gibi de büyüktür.
الآية 33
O gölgenin saçtığı her bir kıvılcım sanki birer sarı devedir, konak gibi de büyüktür.
الآية 34
Yalanlamış olanların o gün vay haline!
الآية 35
Bu, onların konuşamayacakları gündür.
الآية 36
Onlara izin de verilmez ki özür beyan etsinler.
الآية 37
Yalanlamış olanların o gün vay haline!
الآية 38
"Bu, sizleri ve öncekileri topladığımız hüküm günüdür."
الآية 39
"Eğer bir düzeniniz varsa Bana kurun."
الآية 40
Yalanlamış olanların o gün vay haline!.
الآية 41
Allah'a karşı gelmekten sakınmış olanlar, elbette gölgeliklerde ve pınar başlarındadırlar.
الآية 42
Canlarının istediği meyveler arasındadırlar.
الآية 43
Onlara denir ki: "İşlediklerinize karşılık afiyetle yiyiniz, içiniz."
الآية 44
Biz, iyi davrananlara işte böyle karşılık veririz.
الآية 45
O gün yalanlamış olanların vay haline
الآية 46
Yiyiniz, biraz zevkleniniz bakalım, doğrusu sizler suçlularsınız.
الآية 47
O gün yalanlamış olanların vay haline!
الآية 48
Onlara "Rüku edin" denildiğinde rükua varmazlar.
Baskı ve kaynak
المصدر الإلكتروني كما في جدول الموقع الأصلي. قد تختلف الصياغة والطبعة عن الطبعات المحققة.

